Gerçek Faydalanıcı Bildirimi Nedir?

Gerçek Faydalanıcı Bildirimi Nedir ve Amacı Nelerdir?

Gerçek faydalanıcı kavramı, bir tüzel kişiyi ya da tüzel kişiliği olmayan bir teşekkülü nihai olarak kontrol eden veya bunlar üzerinde gerçek anlamda söz sahibi olan gerçek kişi ya da kişileri ifade etmektedir. Yani şirketin resmi ortakları değil, şirketi fiilen yöneten ya da en çok yararlanan kişi veya kişiler kastedilmektedir.

Bu bildirim yükümlülüğünün temel amacı, gelir ve servetlerin arkasında kimlerin bulunduğunun tespit edilmesidir. Böylece vergi kaçakçılığıyla mücadele edilmesi ve uluslararası şeffaflık standartlarına uyum sağlanması hedeflenmektedir.

Bildirim Yapmakla Yükümlü Olanlar Kimlerdir?

Kurumlar vergisi mükellefleri, bildirim verme süresinin başladığı tarih itibarıyla faaliyette bulunuyorlarsa bu yükümlülük kapsamına girmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, tasfiye süreci devam eden şirketlerin de bu kapsamdan muaf tutulmamış olmasıdır.

Kurumlar vergisi mükellefleri dışında kalan bazı yapılar da bildirim yükümlülüğü altındadır. Kollektif şirketlerde şirketi temsile yetkili kişi veya ortak, komandit şirketlerde komandite ortaklardan biri ve adi ortaklıklarda en yüksek paya sahip kişi bu sorumluluğu üstlenmektedir.

Gerçek Faydalanıcı Nasıl Belirlenir?

Tüzel kişilerde gerçek faydalanıcının tespiti aşamalı bir yöntemle yapılmaktadır. Öncelikle şirketin yüzde yirmi beşten fazla hissesine sahip gerçek kişi ortakları gerçek faydalanıcı olarak kabul edilmektedir.

Eğer bu oranda hisseye sahip bir ortak bulunmuyorsa veya böyle bir ortağın gerçek faydalanıcı olmadığından şüphe duyuluyorsa, bu durumda şirketi nihai olarak kontrol eden gerçek kişi ya da kişiler gerçek faydalanıcı sayılmaktadır. Her iki yöntemle de tespit yapılamazsa, şirketteki en üst düzey icra yetkisine sahip kişiler bu sıfatla bildirime konu edilmektedir.

Bildirim Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

Kurumlar vergisi mükellefleri için bildirim ayrı bir form şeklinde değil, zaten vermekte oldukları beyannameler aracılığıyla yapılmaktadır. Bu mükellefler gerçek faydalanıcı bilgisini geçici vergi beyannameleri ile yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin eki olarak sunmak durumundadır.

Kurumlar vergisi mükellefi olmayan ancak bildirim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler ise farklı bir usule tabidir. Bu kişiler gerçek faydalanıcı bilgisini ayrı bir form aracılığıyla ve elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına iletmek zorundadır.

Bildirimin verilme şekli konusunda katı bir elektronik ortam zorunluluğu bulunmaktadır. Vergi daireleri ve mal müdürlükleri, bu bildirimi hiçbir koşulda kağıt üzerinde, elden veya posta yoluyla kabul etmemektedir.

Bildirim formunun usulüne uygun şekilde tamamlanabilmesi için sistem üzerinden onaylama işleminin de gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu onaylama işleminin, bildirimin verilmesi gereken sürenin son günü gece yarısına kadar tamamlanması şart koşulmuştur.

Bilgi Değişikliği ve Belge Saklama Yükümlülüğü

Daha önce bildirilen gerçek faydalanıcı bilgilerinde herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, mükelleflerin bu durumu da ayrıca bildirmesi gerekmektedir. Değişikliğin gerçekleştiği tarihi izleyen bir ay içinde bu güncellemenin yapılması öngörülmüştür.

Bildirime konu edilen bilgilerin belirli bir süre boyunca saklanması da mükelleflerin sorumlulukları arasında yer almaktadır. Bu bilgiler, bildirimin yapıldığı tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren beş yıl süreyle muhafaza edilmelidir.

İlgili Yazılar

Resmî kaynaklar

Bu rehber kavramsal bilgi içindir; uygulamada güncel resmî metin ve işletmenizin tabi olduğu kurallar esas alınır.

Not: İçerikteki rakam ve süreleri işlem öncesinde güncel resmî kaynaklardan doğrulayın.